0
Start Giriž Üye Ol üyeler ((( RAVDATe@m))) Arama
Toplam Kategori: 69 *** Toplam Konu: 30100 *** Toplam Mesaj: 148193
Forum Anasayfa » D İ N / İ S L A M » BÜYÜK ŽAHSŻYETLER » (Æ`·.ø Z I N N U R E Y N ø.·“Æ)

önceki konu   sonraki konu
Bu konuda 5 mesaj mevcut
Ekleyen
Mesaj
MeLiH su an offline MeLiH  
(Æ`·.ø Z I N N U R E Y N ø.·“Æ)

Admin
280 Mesaj -

Kayıt Tarihi: 18.09.2003
En Son On: 23.03.2020 - 16:17
Cinsiyeti: Erkek 

Meleklerin bile hayā ettigi halīfe:
Hz. OSMAN



Hz. Osman, Musluman olmadan once ticāretle ugrasirdi. Zengin bir tuccārdi. Cemiyette, sevilen, sayilan bir kimseydi. I'tibāri yuksek idi. Hz. Ebū Bekir'in de arkadasi, yakin dostu idi. Onemli islerinde ona danisir, onun fikrini alirdi. Cāhiliye devrinin pisliklerine bulasmadi.

Musluman olmasini soyle anlatir:

Benim firāset sahibi olan bir teyzem vardi. Hastalandiginda ziyāretine gitmistim. Bana dedi ki:

- Yā Osman! Sen oyle biri ile evleneceksin ki, ne o senden once bir erkek gormus olacak, ne de sen ondan once bir kadin gormus olacaksin. Bu kiz cok guzel olup, sāliha biridir. Ayrica bu kiz, Peygamber kizi olsa gerek.

Ben teyzemin bu sozune cok hayret ettim. Cunku, peygamber olarak bildigim kimse yoktu. Hic ortada boyle bir sey yok iken, teyzem bunlari nereden cikartmisti. Sunu da biliyordum ki, teyzem pek cok lāf etmezdi. Benim hayretler icinde kendisine baktigimi gorunce konusmasina soyle devam etti:

- Merak etme, O kimseye cenāb-i Haktan vahiy gelmeye basladi. Sen O'nu bulmakta gucluk cekmiyeceksin!

- Ey teyzem, hep sir olan seyler soyluyorsun. Beni meraklandiriyorsun. Sozlerini biraz acarak beni meraktan kurtar.

- Muhammed bin Abdullah'a peygamberligi bildirildi. Artik halki hak dīne da'vete basladi. Cok zaman gecmez ki, sen O'nun dīnine girer kurtulursun. O'nun dīni, butun ālemi aydinlatacaktir.

Bu mes'ele benim zihnimi cok mesgūl etmeye basladi. Her onemli mes'elede fikrini aldigim, Hz. Ebū Bekir'e kostum. Teyzemin soylediklerini kendisine aynen bildirdim. Bana dedi ki:

- Teyzen dogru soylemis. Yā Osman, sen akilli adamsin. Hic gormiyen, isitmiyen, fayda veya zarar veremiyen seye nasil tapinilir? O nasil ilāh olarak kabūl edilir?

- Yā Ebā Bekir, dogru soyluyorsun. Ben de bu mantiksizligin farkindayim. Fakat cāre bulamamistim.

- Merak etme, artik bize hak yolu gosteren zāt geldi. Ben kendisinin peygamber olduguna inandim, īmān ettim. Gel seni de huzūruna gotureyim, sen de īmān et!

Cennete da'vet eder

Beraberce Resūlullahin huzūruna vardik. Bana buyurdu ki:

- Yā Osman, Hak teālā seni Cennete misāfirlige da'vet eder. Sen de bu da'veti kabūl et! Ben butun insanlara hidāyet rehberi olarak gonderildim.

Resūlullahin, guleryuzle gāyet samīmī bir sekilde yaptigi bu da'vet uzerine, hemen buyuk bir sevkle kelime-i sehādet getirip, Musluman oldum.

Daha sonra Resūlullaha, Sam'a gittigimde gordugum ru'yāyi anlattim. Ru'yāmda, "Ey insanlar, uyanin! Ahmed Mekke'de zuhūr etti" diye nidā isitmistim. Sonra da Mekke'ye gelince de, teyzem bana Resūlullah efendimizden haber vermisti.

Hz. Osman, cok comert idi. Iyilik yapmayi, muhtac kimselerin ihtiyaclarini gormeyi cok severdi. Guzel hāllerinden dolayi, Resūlullah efendimiz kendisini cok severdi.

Peygamber efendimiz, Eshābinin ileri gelenlerinden cogunun bulundugu bir toplantida, sohbet buyururken:

- Herkes dostunun yanina varsin, buyurdu.

Sen benim sevdigimsin

Herkes sevdigi arkadasinin yanina gitti. Peygamber efendimiz de, Hz. Osman'i yanina alip buyurdu ki:

- Sen, dunyada ve āhirette benim sevdigimsin.

Hz. Āise anlatir:

Resūlullah efendimiz, bir gun istirahat ediyordu. Bu sirada Hz. Ebū Bekir iceri girmek icin izin istedi.

Izin verilip iceri girdi. Resūlullah hic hālini degistirmedi. Sonra, Hz. Omer izin alip iceri girdi. Yine hālini degistirmedi. Uzanmis vaziyette iken onlarla sohbet ettiler.

Daha sonra, Hz. Osman kapiya gelip iceri girmek icin izin istedi. Peygamber efendimiz oturdular. Hz. Osman'i bu sekilde kabūl ettiler.

Hepsi gittikten sonra sordum:

- Babam Ebū Bekir ve Hz. Omer iceri girdiklerinde hic hālinizi bozmadiniz. Fakat Hz. Osman iceri girince, oturdunuz. Bunun sebebi nedir?

- Meleklerin hayā ettikleri bir kimseden ben nasil hayā etmem.

Ibni Mes'ūd hazretleri anlatir:

Bir gun gazāda, Resūlullah ile beraberdim. Yiyecek bitti, asker sIkinti icerisindeydi. Resūl-i ekrem bu hāle vākif olunca buyurdu ki:

- Allahu teālā size, gunes batmadan rizik gonderecektir.

Hz. Osman bu sozu isitince, "Resūl-i ekremin her sozu muhakkak dogru cikar" diye dusunup, yiyecek bulmaya calisti. Bu rizkin gelmesine sebep olmak ve Resūlullahi memnūn etmek istiyordu.

Bunlar nedir?

Bir yerde dort deve yuku yiyecek buldu. Bunu yuksek fiyatla satin alip, Resūlullahin huzūruna getirdi. Peygamber efendimiz Hz. Osman'a sordu:

- Yā Osman! Bunlar, nedir?

- Osman'dan Allahu teālānin Resūlune hediyedir.

Seyyid-i Kāinatin buyurduklari, gecikmeden yerine gelince, mu'minler sevindiler, munāfiklar mahzūn oldular. Server-i ālem hazretleri mubārek ellerini acip, soyle duā ettiler:

- Yā Rabbī! Osman'a cok ecir ver.

Hz. Osman muhtac olanlara bol bol yemek yedirirdi. Fakat kendisi evde sirke ve zeytinyagi yerdi. Yola giderken, devesinin arkasina kolesini de alirdi. Peygamber efendimiz soyle duā buyurmustur:

- Yā Rabbī! Osman'in gecmis ve gelecek gizli, āsikār butun gunāhlarini affet.

Muslumanlar, Medīne'ye hicret ettikleri zaman, su sIkintisi vardi. Rūme kuyusundan baska icilecek su yoktu. Bu kuyu da bir Yahūdīye āit idi.

Yahūdī, Muslumanlari zor durumda birakmak icin, kuyudan her zaman su vermiyordu.
Verdigi gunlerde de cok yuksek fiyatla sattigi icin herkes alamiyor, fakir Muslumanlar cok sIkinti cekiyorlardi.

Cenneti mujdeliyordu
Peygamber efendimiz, bu durumu gordukce uzuluyordu. Kuyuyu satin alip, Muslumanlara sebil edecek kimsenin, Cennette karsiligini kat kat alacagini mujdeliyor, acikca Cenneti va'dediyorlardi. Bu mujdeyi isiten Hz. Osman, hemen Yahūdīnin yanina varip, pazarliga basladi.

Yahūdī, Muslumanlarin mecbūren bu kuyuyu satin alacaklarini bildigi icin, odenmesi mumkun olmayan bir fiyat istedi. Bu duruma Hz. Osman cok uzuldu. Fakat ne yapip yapip bu kuyuyu satin alarak Resūlullahi memnun etmek istiyordu. Yahūdīye dedi ki:

- Senin dedigin fiyatla bu kuyuyu ben satin alamam. Sana bir teklīfim var. Gel seninle beraber ortaklasa bu kuyuyu isletelim. Boylece kuyu elinden cikmamis olur. Kuyunun yari hissesini bana sat. Birgun sen, birgun ben kuyuyu isletelim.

Yahūdī, isin neticesinin nereye varacagini anlayamadi. Teklīf cok hosuna gitti. On iki bin dirheme kuyunun yari hissesini verdi. Kuyunun basinda bir gun Yahūdī, diger gun Hz. Osman durup, su veriyorlardi. Yahūdī yine yuksek fiyatla suyu satiyor, Hz. Osman ise bedava olarak veriyordu. Muslumanlar, sira Hz. Osman'a geldigi vakit, o gunun ihtiyaclarini aldiklari gibi, ertesi gunun ihtiyaclarini da doldurup gidiyorlardi.

Dolayisiyla ertesi gun Yahūdīye gelen olmuyordu.Yahūdī oyuna geldigini anladi. Fakat is isten gecmis oldu. Sonra gelip, kuyunun diger yarisini da ayni fiyatla Hz. Osman'a satmak istedi. Fakat Hz. Osman kabūl etmedi. Bir muddet sonra tekrar gelip, daha asagi bir fiyat teklīf etti. Hz. Osman yine kabūl etmedi. Biliyordu ki, Yahūdī mecbūren bu kuyuyu satacakti. Cunku baska cāresi yoktu. Daha sonra Yahūdinin isrārina dayanamiyarak, ucuz bir fiyatla diger yarisini da satin aldi. Boylece kuyunun tamami Muslumanlarin ihtiyaclari icin sebil edildi. Peygamber efendimiz, bu habere cok sevinip Hz. Osman'a hayir duā ettiler.

Her adimina bir kole !ašlarašlarašlar

Hz. Osman, her firsatta, Peygamber efendimizi memnūn etmek, O'nun mubārek duāsina mazhār olmak icin firsat kollardi.

Bir gun Hz. Osman, Resūlullah efendimizi evine da'vet etti. Resūlullah buyurdu ki:

- Yalniz beni mi da'vet ediyorsun?

- Eshāb-i kirām da da'vetlidir.

Peygamber efendimiz, Bilāl-i Habesī hazretlerini, butun Eshābina haber vermesi icin yolladi. Kendisi de Hz. Ali ile, Hz. Osman'in evine dogru yurumeye basladi.

Hz. Osman geriden, Peygamber efendimizin adimlarini sayiyordu. Resūlullah bunu fark edip, sebebini sordugunda, su cevābi verdi:

- Yā Resūlallah! Her adiminiza bir kole azād edecegim.

Da'vetten sonra da, saydigi adim kadar kole azād etti.

Hz. Omer'den sonra ustunluk sirasi, Hz. Osman-i Zinnūreyn'e gelir. Bunun hilāfeti de ummetin icmā'i ile sābittir.

Musluman olduktan sonra, Peygamberimizin kizi Rukayye ile evlendi. Peygamberimizin kizlari Rukayye ve Ummu Gulsum daha once Ebū Leheb'in ogullari Utbe ve Uteybe ile nisanlanmislardi. Peygamberimiz, insanlari Musluman olmaya da'vete baslayinca, Ebū Leheb dusmanlik etmeye basladi. Ogullari da dusmanlik edip, Resūlullahin kizlarini almaktan vazgectiler. Boylece Resūlullahi sIkintiya dusurmek istediler.

Osman'a verirdim !

Bunun uzerine vahiy gelerek Rukayye Hz. Osman'a nikāh edildi. Rukayye, Bedir savasindan sonra vefāt edince, Peygamberimizin diger kizi Ummu Gulsum de Hz. Osman'a nikāh edildi. Bu bakimdan ona, Peygamberimizin iki kiziyla evlenme ni'metine kavusmus oldugu icin, iki nūr sahibi ma'nāsina "Zinnūreyn" denilmistir.

Resūlullah efendimiz, ona, birbiri ardinca, iki kizini vermistir. Ikinci kizi vefāt edince;

- Bir kizim daha olsaydi, onu da Osman'a verirdim, buyurmustur.

Ikinci kizini verdiginde, Hz. Osman'i gāyet medhetmisti. Dugunden sonra kizi dedi ki:

- Ey benim gozumun nūru babam! Hz. Osman'i gāyet medheylediniz. Buyurdugunuz kadar degil.

Bunun uzerine Resūlullah efendimiz kizina buyurdu ki:

- Ey benim kizim! Osman'dan gokteki melekler hayā ederler. Ey canim kizim, Osman'a cok saygi goster. Cunku, Eshābim arasinda, ahlāki bana en cok benzeyen odur.

Baska bir zaman da:
- Ben Allahu teālānin huzūrunda, Osman'in dusmanlarinin hasmiyim, onlara karsiyim, buyurdu.

Bir baska zaman da:

- Butun peygamberler, hayatlarinda bir kimse ile iftihār etmistir. Ben de Osman bin Affān ile iftihar ederim, buyurdu.

Resūlullah, Hz. Osman'a bugzeden bir kimsenin cenāze namazini kilmamistir.

Hakkinda āyet nāzil oldu

Islāmiyet yayilmaya baslayinca, her taraftan Muslumanlar cogalip Medīne'ye geliyordu. Peygamberimizin mescidi dar gelmeye baslamisti. Bunun uzerine Resūlullah efendimiz buyurdu ki:

- Bizim mescidimizi bir zrā genisleten Cennete gider.

Hz. Osman dedi ki:

- Yā Resūlallah, malim mulkum sana fedā olsun! Mescidi genisletme isini uzerime aliyorum.

Mescidi 40 zrā ya'nī 20 metre genisletti ve butun masraflarini karsiladi. Bunun uzerine, "Allahin mescidlerini ancak, Allaha, āhiret gunune inanan, namaz kilan, zekāt veren ve yalniz Allahtan korkan kimseler ta'mīr eder. Iste hidāyet uzere bulunanlardan olduklari umulanlar bunlardir" meālindeki Tevbe sūresi 18. āyeti nāzil oldu.

Hz. Osman, Peygamber efendimizin vahiy kātiplerinden idi. Guzel yazar, guzel konusurdu. Hitābeti kuvvetli idi. Kur'ān-i kerīmi cok okurdu. Ezberi cok ileri derecede idi. Namazda, bir rek'atte butun Kur'ān-i kerīmi okuyan dort kisiden biri de Hz. Osman'dir. Cok okudugu icin elinde iki mushaf eskimistir.

12 sene hilāfet makāminda kalan Hz. Osman, cok cesūr idi. Hicbir felāket karsisinda sarsilmamisti. Bunun icin halīfeligi cok basarili gecmistir. Bilhassa halīfeliginin ilk yillari, Islām tārihinin altin yillari olmustur. Devrinde bircok yerler fethedilmistir. Horasan, Hindistan, Māverāunnehir, Kafkasya, Kibris adasi ve Kuzey Afrika'nin bircok yerleri, O'nun devrinde Islām topraklarina katilmistir.

Resūlullah efendimiz haber verdi

Hz. Osman, herkese lāyik oldugu vazīfeyi verirdi. Onun ta'yīn ettigi vāliler, askerlikte ve memleketleri fethetmekte, en secme kimselerdi. Islām memleketleri batida Ispanya'ya, doguda, Kābil ve Belh'e kadar genisledi.

Birgun Resūlullah efendimiz, Eshāb-i kirāma, meydana gelecek fitneleri zikrediyordu. O sirada kendini ortmus bir kisi geciyordu. Server-i ālem buyurdu ki:

- O fitne gunu bu sahis, hidāyet uzere olacaktir.

Kalkip o sahsa baktilar. Osman bin Affān idi.

O sahsi Resūl-i ekreme gostererek dediler ki:

- Yā Resūlallah. Bu mudur?

Resūlullah efendimiz buyurdu ki:

- Evet.

Yine ayni husūsta Hz. Āise-i Siddīka'dan rivāyet edilen hadīs-i serīfte buyurulmustur ki:

(Yā Osman! Allahu teālā sana hilāfet denen bir gomlek giydirecek. Eger munāfiklar onu soymak isterlerse, bana kavusuncaya kadar sakin onu cikarma!)

Bu hadīs-i serīf sebebiyle Hz. Osman, muhāsara edildigi zaman halīfelikten cekilmemistir.

Halīfeligi sirasinda adālet ile davranmaya cok dikkat ederdi. Birgun bir gencin kulagini cekti. Gencin kulagi aciyip soyle dedi:

- Efendim, herkesin birbirinden hakkini alacagi kiyāmet gununu dusununuz.

Bu soz Hz. Osman'a cok te'sīr etti. Buyurdu ki:

- Ey genc, sen de benim kulagimi cek, odeselim.

Genc, Hz. Osman'in kulagini cekti. Hz. Osman;

- Biraz daha cek, buyurunca, genc dedi ki:

- Siz Kiyāmet gununu dusunerek korktunuz. Ben de o gunku hesaptan korkuyorum.

Hz. Osman buyurdu ki:

- On sey cok zāyi olmustur: Suāl sorulmayan ālim, amel edilmeyen ilim, kabūl edilmeyen dogru gorus, kullanilmayan silāh, icinde namaz kilinmayan mescid, okunmayan mushaf, Allah yolunda dagitilmayan mal, binilmeyen vāsita, dunyayi isteyenin icindeki zuhd ilmi, icinde āhiret yolculugu icin azik edinilmeyen uzun omur.

Hz. Osman zamaninda Islām dunyasi cok genisledi. Butun Arabistan, Afrika'nin buyuk bir kismi, Irak, Hindistan, Cin, Buhara, Turkistan, Iran Islāmin idāresi altina girdi. Islām sancagi Istanbul surlari onune kadar goturuldu.

Fethedilen yerlerdeki halk seve seve Musluman oluyordu. Boylece Muslumanlarin sayisi milyonlari buldu. Muslumanlarin bu kadar cogalmasi, her milletten insanin bulunmasi sebebiyle, karisIkliklar da bas gostermeye basladi. Munāfiklar, Muslumanlarin arasina fitne tohumlari ekmeye basladilar.

Yahūdīler ve diger Islām dusmanlari, Muslumanlari birbirine dusurmek icin el birligi ederek gece gunduz calisiyordu. Bunlarin elebasiligini da Yemenli bir Yahūdī olan, Abdullah bin Sebe yapiyordu.

Misir'da fitneci kimseleri basina topladi. Kurdugu bir teskilātla, cāhil ve basibos Misir kiptīlerini dunyalik seylerle kandirarak, capulcu alayi meydana getirdi.

Onuc bin kisilik bu capulcu takimi, Medīne'ye kadar yuruyup Halīfeyi indirmek istediler. Hz. Osman'in evini kusattilar. Hz. Hasan, Hz. Huseyin, Hz. Talhā, Hz. Osman'in kapisinda nobet tutuyorlardi.

Hz. Osman, evini saran āsīlere seslenip dedi ki:

- Elebaslarinizdan iki kisi benim yanima gelsin!

Istedigi iki kisi gelince onlara sordu:

- Resūl-i ekrem efendimiz, Medīne'ye tesrīf ettigi vakit, Muslumanlar susuzluktan kiriliyordu. Peygamber efendimiz, Rūme kuyusunu satin alip, Muslumanlara bedava su veren kimseye Cenneti va'detti. Bu va'd uzerine kuyuyu satin alip, Muslumanlara vakfeden ben degil miyim?

- Evet sen idin?

- Darda kalan, Islām ordusunun tamamini donatan, ben degil miyim?

- Evet sendin?

- Mescid dar geldigi vakit, Resūl-i ekrem efendimiz, "Cennette daha hayirlisini almak uzere, falancanin arsasini kim alip mescide ilāve eder" buyurdugu vakit onu satin alip, mescide katan ben degil miyim?

- Evet sensin.

- Resūl-i ekrem, Ebū Bekir ve Omer ve ben, Sebir daginda otururken, dag sallanmaya basladiginda, "Ey Sebir dagi dur! Zīrā senin uzerinde bir Peygamber, bir siddīk ve iki sehīdden baska kimse yoktur!" buyurmadi mi?

- Vallahi dogru soyluyorsun. Aynen oyle oldu.

Fitneden koru
Hz. Osman, "Allahu ekber" diye tekbīr aldi. Sonra:

- Sāhid olun ki, ben sehīdim, buyurdu.

Bu sirada, āsīler duvari atlayarak iceri girdiler. Hz. Osman Kur'ān-i kerīm okurken, saldirip sehīd ettiler. Son nefesini verirken soyle duā etti:

- Yā Rabbī, Ummet-i Muhammedi, tefrikadan, fitneden koru!

Bunu uc defa tekrarladi.

Eshāb-i kirāmin buyuklerinden Abdullah bin Selām hazretleri anlatir:

"Muhāsara esnāsinda, Hz. Osman'in yanina gittim. Bana sunu anlatti:

Bu gece ru'yāmda, su pencereden Resūl-i ekrem efendimizi gordum. Aramizda su konusma gecti:

- Osman seni muhāsara ettiler oyle mi?

- Evet yā Resūlallah!

- Seni susuz biraktilar oyle mi?

- Evet yā Resūlallah!

Iftāri bizimle yap

Bunun uzerine Resūlullah efendimiz bana bir bardak su verdi. Ve ben bu suyu ictim. Gogsumde soguklugunu hālā duyuyorum. Bana buyurdu ki:

- Istersen seni onlara galip getirelim veya istersen iftāri bizim yanimizda yap!

- Yā Resūlallah, ben sizin yaninizda iftār etmeyi tercīh ederim.

Abdullah bin Selām hazretleri, Hz. Osman'in yanindan ciktiktan sonra isyāncilara dedi ki:

- Tarihte oldurulen her peygamber icin yetmis bin asker oldurulmustur. Oldurulen her halīfe icin de onbes bin kisi oldurulmustur. Gelin bu isten vazgecin! Yoksa āhirette bunun cezāsini cok siddetli olarak cekeceksiniz! Ayrica Hz. Osman'in uzerinizde cok hakki vardir.

Fakat āsīler sozunu dinlemediler, ayrica kendisine hakāret ettiler.

Hz. Osman, bir cocugu dogdugu zaman, onu yedinci gunu kucagina alirdi.

Kendisine bunun sebebi soruldugunda su cevabi verdi.

- Kalbime onun sevgisinin dusmesini istiyorum. Eger olurse gosterecegim sabir ve metānetten dolayi alacagim sevāb daha buyuk olur.

Bire yediyuz verene verdik
Bir defasinda Medīne'de kitlik vardi. O sirada Hz. Osman'in Sam'dan yuz deve yuku bugday kervani gelmisti. Eshāb-i kirām satin almak icin yanina gittiler. Hz. Osman dedi ki:

- Sizden daha iyi alicim var ve sizden daha fazla veren var, ona verecegim.

Eshāb-i kirām durumu Hz. Ebū Bekir'e bildirip dediler ki:

- Kitlik zamaninda boyle yapmasi uygun olur mu?

Hz. Ebū Bekir buyurdu ki:

- Hz. Osman Resūlullahin dāmādi olmakla seref kazanmistir ve Cennette onun arkadasidir. Siz onun sozunu yanlis anladiniz, beraber gidelim.

Hz. Ebū Bekir, Hz. Osman'in yanina gidip durumu anlatarak buyurdu ki:

- Yā Osman, Eshāb-i kirām senin bir sozune uzulmusler.

Hz. Osman su cevabi verdi:

- Evet ey Resūlullahin halīfesi, onlardan iyi alici olan, bire yediyuz veriyor. Onlar bire yedi veriyor. Biz bu bugdayi bire yediyuz verip alana verdik.

Bundan sonra yuz deve yuku bugdayi Medīne'de bulunan fakīrlere, Eshāb-i kirāma bedava dagitti. Yuz deveyi de kesip fakīrlere yedirdi. Hz. Ebū Bekir bu ise cok sevinip, Hz. Osman'in alnindan optu.
Ekleme Tarihi: 23.12.2004 - 18:51
Bu mesajż bildir   MeLiH üyenin dišer mesajlarż MeLiH`in Profili MeLiH Özel Mesaj Gönder zum Anfang der Seite
Forum Düzeni - imzalarż göster
önceki konu   sonraki konu

Mesajlar Ekleyen Tarih
 (Æ`·.ø Z I N N U R E Y N ø.·“Æ)
MeLiH 23.12.2004 - 18:51
 (Æ`·.ø Z I N N U R E Y N ø.·“Æ)
ZEHRA 06 23.12.2004 - 19:11
 (Æ`·.ø Z I N N U R E Y N ø.·“Æ)
tugba009 23.12.2004 - 21:08
 ALLAH RAZI OLSUN
GÜLE SEVDA 26.12.2004 - 17:56
 (Æ`·.ø Z I N N U R E Y N ø.·“Æ)
mehmet-54 03.01.2005 - 03:35

Kategori Seē:  
Sitemizde žu an Yok üye ve 794 Misafir mevcut. En son üyemiz: Didem_


Admin   Moderator   Vip   Üye ]

Hayżrlż ömürler dileriz.    Bu üyelerimizin došum günlerini tebrik eder, sżhhat ve afiyet dolu bir ömür dileriz:
Cihan-63 (54), seyit TUNÇYÜZ (58), seyittun&ccedil.. (58), erenciyim_buket (26), Hus3yin (41), Ahmet Tabu (46), aybuke1985 (41), alperen44 (52), omerbicici (42), Judicious (41), yusuf80 (46), hasan bin dinar (41), aycik (58), altunhisar (57), fasligul (41), suhitu70 (51), neslihan86 (40), imame (37), garip karde&tho.. (40), zümrüt soslu (55), vezir_han (47), Mehmet YILMAZ20.. (52), 2-ba (37), pusat_68 (40), ceylannuri (77), Turan_ch (68), Sarkfatihi (55), Nikmikyok (41), UkaLa (41), yanlýz k.. (54)
24 Saatin Aktif Konularż
0

Copyright © ((( RAVDA.net )))  *  İrtibat   *   RAVDA Reklam Servisi   *   Tüm hakları saklıdır, izinsiz alıntı yapılamaz.
Sitemizde yayınlanan imzalı yazıların iēeriğinden yazarları, forum ve yorumlardan ekleyen şahıslar sorumlu olup, kesinlikle sitemiz sorumlu değildir.
© by ((( RAVDA.net )))

Sayfa 0.59719 saniyede aēıldı