 |
|
Toplam Kategori: 69 *** Toplam Konu: 30100 *** Toplam Mesaj: 148193 |
|
|
|
|
|
Ekleyen |
|
|
|
1613 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 09.07.2006
|
En Son On: 12.03.2007 - 11:46
|
Cinsiyeti: Erkek
|
|
BETERİN BETERİ VAR
Mehmet işten çıkarılır. Eve gelin durumu bildirince, hanımı içeri almaz. Gidecek yeri olmadığından Şeyhin
dergahına gider. Bu sırada şeyh talebeleriyle sohbet etmektedir. Bu arada börek çörek yenmekte, çaylar
içilmektedir. Mehmet de aralarına katılır. Şeyh, sohbet esnasında; 'beterin beteri vardır, insan içinde bulunduğu
duruma şükretmeli' der. Bunu bir kaç defa tekrar edince, bizim zavallı dayanamaz, kendi kendine, (!.. postun
üzerindesin, sevenlerin etrafında, talebelerin hizmet ediyor, keyfin yerinde... Elbette içinde bulunduğun duruma
şükredersin, ya ben ne yapayım?) diye mırıldanır.Şeyh, Mehmed'in kalbindeki sıkıntıyı fark edince, 'Evladım, sen
de, içinde bulunduğun duruma şükret. Beterin beteri vardır der.
Mehmet dayanamaz:
- Şu an besbeter bir durumdayım Efendim... Hem işten kovuldum, hem de evden...
Şeyh oralı olmaz aynı tekrar eder:
- Beterin beteri vardır. Sen yine de durumuna şükret.
Mehmet, cevap vermez ama daha beterini hayal bile edemez. Bu sırada akşam olmuştur. Herkes köşesine
çekilince, Mehmet de, belki hanımı razı edersem diye dergahtan çıkıp eve gider. Kapıyı çalar, hanımına 'beni
affet, perişanım' diye yalvarır. Fakat hanımı, içeri almaz. kapının bir kenarına kıvrılır. Soğuktan titremeye başar,
kuytu bir yere oturur, fakat çok geçmeden zaptiyeler bunu gizlenmiş olarak görünce şüphelenip karakola
götürürler. Bakınca bunu nezarete atarlar. Meğer o civarda bir hırsızlık olmuş. Hırsızın eşkali de bizimkine
uyuyormuş. Zavallı, geceyi ipten kazıktan kurtulma tiplerin arasında geçirir.
Şeyh, durumu öğrenir, ziyaretine gelir. Daha 'Nasılsın?' diye sormadan bizimki feryat eder:
- 'Nedir bu başıma gelenler? Önce işten sonra eşten oldu,şimdi de...'
Şeyh sözünü keser:
- Beterinde beteri vardır.
Bizimki dayanamaz:
- Hocam anlatamadım galiba... Suçsuz yere hırsız damgası yedim. Üstelik bu haydutlarla aynı yerdeyim,
şunların tiplerine baksana...'
Şeyh hiç umursamadan karakoldan ayrılır. O gece nezaretteki zanlılar arasında müthiş bir kavga çıkar. Sille
tokat birbirlerine girerler. Bizim Mehmet bir kenara sinerek boğuşanları seyreder. Bu sırada zaptiyeler kavgayı
ayırır. Kavganın sebebi araştırılır. Kavganın Mehmet geldikten sonra çıktığını gören zaptiyeler, zavallıyı kavgayı
başlatmakla suçlayıp tekme tokat tek kişilik bir hücreye atarlar.
O geceyi hücrede geçiren Mehmet, sabahleyin şeyhi karşısında görünce ağlamaya başlar. Başından geçenleri
sıkıntıları anlatır. Ama şeyh aynı şeyi tekrar eder:
- Beterin beteri vardır, sen durumuna sabret.
Bizimki şaşkınlıktan ağlamayı bile unutur:
- Sabır mı? Sabır taşı olsa çatlar.
Şeyh güler geçer.
Bizimkinin öfkeden kanı beynine sıçrarsa da bir şey diyemez.
Şeyh gidince ortalığı birbirine katar. Bağırıp çağırır, hücre kapısını tekmeler. Gürültüye gelen zaptiye
memuruna da hakaret edince fena şekilde dayak yer. Üstelik de 'Bu herif yalnızlıktan sıkılmış olmalı' diyerek
yanına hasta olan Mecusi bir tutukluyu koyarlar. Tek kişilik bir hücrede iki kişi olması bir yana, adamın ömrü
boyunca yıkanmamış, saçı sakalı kir pas içinde, hastalıktan inlemesi bizimkini perişan eder.Geceyi Mecusi ile
koyun koyuna geçirirler. Sabah olunca şeyh tekrar ziyaretine gelir. Der ki:
- Ooo... Ne kadar güzel... Bir de arkadaşın olmuş. Yalnızlık çekmezsin.'
- Böyle arkadaş olmaz olsun efendim. Herif hasta ve baygın yatıyor, üstelik de leş gibi kokuyor. Dar yerde
mecburen kalıyoruz.
Şeyh yine hiçbir şey söylemeden ayrılır. Bir kaç saat sonra hasta Mecusi hem kusmaya, hem de altına
kaçırmaya başlar. Mehmet hücrede yine tek başına kalabilmek için bir fırsat bilerek görevlileri çağırır. Görevliler
durumun vahametini görünce; 'Bundan sonra bu hücrenin temizliğinden sen sorumlusun' diyerek bir kova su ile
bez verip giderler.Nezarettekiler ikiye ayrılır, Yine aralarında kavga çıkar, çoğu şişlenir ölür, kalanı da yaralanır.
Ertesi gün şeyh efendi karakolu ziyarete gelir. Hücreye yaklaşınca Mehmed'in yanık sesini duyar. O bir yandan
Mecusi'yi ve hücreyi temizliyor, bir yandan da dua ediyor.
- Ya Rabbi sana şükürler olsun, iyi ki hücreye girmişim, ben de muhakkak kavgada ölebilirdim. Bir de
Mecusi'ye hizmet ettiğimden dolayı Mecusi Müslüman oldu.
Şeyhi görünce başını eğer:
- Haklıymışsınız efendim. Bu adamcağız hasta oldu. Temizliğini de bana yaptırdılar. Düşündüm ki, ya bu adam
ölürse halim ne olur? Beni cinayetle bile suçlarlardı veya buraya hiç uğramaz, adamın cenazesiyle kim bilir kaç
gün daha burada tutarlardı. İyi ki ölmedi, hem de Müslüman oldu, üstelikte büyük bir kavgadan kurtulmuş oldum.
Şeyhi gülümser:
- Beterin beteri olduğunu anladın demek... Sana bir müjde vereyim. Zaptiyelerin yanından geçerken duydum,
gerçek hırsız yakalanmış.
Mehmet çok geçmeden karakoldan çıkarılır. O da beterin beteri olduğunu yaşayarak.
|
Ekleme Tarihi: 17.09.2006 - 14:19 |
|
|
|
5108 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 31.05.2005
|
En Son On: 21.01.2023 - 23:33
|
Cinsiyeti: -----
|
|
Beterin beteri var...
Haline şükret Dostum...
Yıllardır mutluluğun...
Her gün peşinden koştum...
Daha bir çok Derdimi...
Ben sana anlatmadım...
Anlattıkça ağlama...
Deşme benim kalbimi...
Rabbim kaldıramayacağımız DERT vermesin İnşaallah...
|
Ekleme Tarihi: 17.09.2006 - 14:31 |
|
|
|
55 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 02.07.2006
|
En Son On: 05.11.2006 - 17:41
|
Cinsiyeti: Erkek
|
|
COK GUZEL BIR KISSADAN HISSE ALLAH(CC)SENDEN RAZI OLSUN KARDESIM.HERAN VE HERSANIYE IMTIHANDAYIZ BUNU BOYLE BILMELI VE ALLAHA TESLIM OLMALIYIZ TEK KURTULUSUMUZ TESLIMIYET
|
Ekleme Tarihi: 17.09.2006 - 14:37 |
|
|
|
919 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 17.01.2006
|
En Son On: 04.01.2015 - 19:05
|
Cinsiyeti: -----
|
|
recep eline sağlık kardeşim güzel bir yazı her zaman ve her şartta beterin beteri vardır ALLAHIM bizleri haline şükreden kullarından eylesin amin
|
Ekleme Tarihi: 17.09.2006 - 14:43 |
|
|
ELHAMDÜLILLAHI *ALA *KÜLLI *HAL |
|
|
601 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 04.04.2006
|
En Son On: 27.01.2007 - 03:34
|
Cinsiyeti: Erkek
|
|
.
Icinde bulundugumuz her halin, sükrü gerektiren bir yüzü vardir.
Bir nefes sekteye ugrasa, gözlerin disari firlar, mosmor kesiliverirsin..
Kainat gözünden düser de, ne basinin, ne disinin agrisini duyarsin..
Ne etrafin, ne ihtiyarin faide vermez..Her musibete belki razi olursun o an..
Yeter ki, bogazina dügümlenen nefes acilsin.
Kudretin bize bahsettigi, taraf-i ilahiden bedava verilen, pazardan satin alinamiyan, degeri mal, mülk, altin, elmas ile ölcülemeyen, cogu zaman sükrünü bile unuttugumuz o tek nefesin, ne büyük bir ni'met oldugunun farkinda miyiz acaba?
Iste, beterin beterini tefekkür; insanin icinde bulundugu haletin aci ve elemini hafifleten belki de gideren bir anahtardir; ferah kapisini acan..
O anahtarin ismi de :
" ELHAMDÜLILLAHI ALA KÜLLI HAL " dir.
.
|
Ekleme Tarihi: 17.09.2006 - 15:27 |
|
|
|
 |
|
Bu üyelerimizin doğum günlerini tebrik eder, sıhhat ve afiyet dolu bir ömür dileriz:
hircin (33), ayazdabirciftyu.. (39), arif_unal (65), lyoonn (47), ergali595 (43), FatihCgdm (39), kirenli (57), *imam_hatipli* (34), Muhsin B. (37), sezer74 (51), recepguducu (51), kenan_kygn (69), tek_1 (45), ajanpenny (47), basketcikid (35), sigat37 (38), erzincani (46), yasemin_nl (37), yosun (41), toprak_67 (46), By_Digital (39), gur (37), MustafaGED&Yacu.. (61), ademyildiray (50), ibrahimdzn (38), muka2828 (45), hagere (40) |
|
|
|
 |
|
|